İçeriğe geç
  • Dolar 49,3486 ▲ %0,18
  • Euro 55,2496 ▼ %0,27
  • Sterlin 65,1863 ▼ %0,29
  • Gram Altın 6.630,23 ▲ %1,29
  • Çeyrek Altın 10.814,31 ▲ %1,05
  • Gümüş 96,04 ▲ %2,43
  • Bitcoin 4.097.739 ▲ %1,31
  • BIST 100 12.297,64 ▲ %0,69

Mersin Rehber

Göksu Deltası: Mersin'in Kuş Cenneti ve Doğal Mirası

Görsel: Cobija / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Mersin Silifke'de Göksu Nehri'nin Akdeniz'e kavuştuğu deltada yer alan lagünler, 300'den fazla kuş türüne ev sahipliği yapıyor; caretta caretta ve mavi yengeç gibi nesli tehlikedeki türler için kritik bir üreme alanı.

Mersin'in Silifke ilçesi sınırlarında, Göksu Nehri'nin Akdeniz'e döküldüğü noktada uzanan Göksu Deltası, doğal güzellikleri ve biyolojik çeşitliliğiyle bölgenin en önemli sulak alanlarından biridir. Nehrin taşıdığı alüvyonlarla şekillenen bu delta, lagün gölleri, kumul sahilleri ve geniş sazlıklarıyla kuşlar ve deniz canlıları için adeta bir sığınak işlevi görür. Göksu Nehri'nin 260 kilometrelik uzunluğu boyunca topladığı sular, Silifke'nin güneyinde Paradeniz adıyla bilinen bu deltada denize ulaşır.

Deltanın kalbinde yer alan Paradeniz, dört lagün gölünden biridir ve hafif tuzlu sularıyla dikkat çeker. Kuzeydoğusunda Arkum, batısında ise balıkçıların açtığı bir kanalla bağlandığı Akgöl bulunur. Bu iki göl arasında Kuğu Gölü, Paradeniz'in doğusunda ise oldukça tuzlu olan Arapalanı Gölü yer alır. Paradeniz'in doğu kıyısı Akdeniz sahiline yaklaşık 50 metre mesafededir ve kıyıya paralel uzanır; kuzeydoğu köşesindeki dar bir kanal, göle denizle bağlantı sağlar. Göksu Nehri'nin taşıdığı alüvyonlar nedeniyle göl sürekli sığlaşmaktadır.

Kuşların ve Kaplumbağaların Cenneti

Göksu Deltası, su kuşları için hem üreme hem de kışlama alanı olarak büyük önem taşır. Lagün çevresinde 302 kuş türü tespit edilmiştir; bu sayı, deltanın uluslararası ölçekte ne kadar değerli bir doğal alan olduğunu gösterir. Deltanın kumul sırtları ise iki deniz kaplumbağası türü olan caretta caretta ve yeşil deniz kaplumbağası için yumurtlama alanıdır. Nesli tükenme tehlikesi altında olan bu türlerin dünya üzerindeki yumurtlama alanları oldukça azalmıştır; Göksu Deltası bu nadir alanlardan biridir. Ayrıca mavi yengeç de yumurtalarını bu bölgeye bırakır ve bu türün de yaşam alanı kritik düzeydedir.

Koruma Statüleri ve Balıkçılık

Paradeniz ve Akgöl'ün bulunduğu alan, yaban hayatı koruma sahası ilan edilmiştir. 1994 yılında Paradeniz'i de kapsayan 15.000 hektarlık bölge Ramsar alanı olarak tescillenmiş, 1996'da ise I. derece doğal sit alanı statüsü kazanmıştır. Bu koruma statüleri, deltanın ekolojik dengesinin sürdürülmesi açısından hayati rol oynar. Göksu Nehri'nin bu ve diğer özel doğa yapısı nedeniyle Çevre Bakanlığı tarafından koruma altına alınmış olması da bölgenin önemini vurgular.

Paradeniz'de geleneksel dalyan balıkçılığı yapılır; gölün denize bağlantısını sağlayan dar kanal kontrol altında tutulur. Gölde kefal, sazan, levrek, yılan balığı ve çipura avlanır. Ayrıca gölde deniz levreği, sivriburun karagöz, sinagrit, melanurya, çizgili mercan ve sarıgöz gibi türler yaşar. Mavi yengeç avı da bölge ekonomisi için önemli bir gelir kaynağıdır. Göl içinde bitki bulunmaması, suyun hareketliliği ve tuzluluk oranı nedeniyle dikkat çekici bir özelliktir.

Göksu Nehri'nin Tarihi ve Su Sporları

Göksu Nehri, antik çağlardan beri bilinen bir akarsudur. Strabon, Ptolemaios ve Plinius gibi antik coğrafyacılar nehri eserlerinde anmıştır. Antik Yunanlar nehri Kalýkadnos olarak adlandırmış, bu isim Latinceye Calycadnus olarak geçmiştir. Orta Çağ'da ise özellikle Haçlılar ve Bizanslılar nehri Saleph adıyla anmıştır. Kalýkadnos adının, Antik Yunancada kadeh, çanak anlamına gelen kalyx kelimesiyle ilişkili olduğu düşünülür; bu isim mecazi olarak kadeh gibi akan nehir veya çanak gibi kıvrılan akarsu şeklinde yorumlanır.

Nehir, tarihi olaylara da sahne olmuştur. Kutsal Roma İmparatoru Friedrich I. Barbarossa, 3. Haçlı Seferi sırasında 1190 yılında Göksu Nehri'ni geçerken boğularak hayatını kaybetmiştir. 1971 yılında Alman Büyükelçiliği tarafından bu olayın anısına Silifke-Konya kara yolunun 9. kilometresine Friedrich Barbarossa Anıtı dikilmiştir. Günümüzde Göksu Nehri, Mut'un güneyinden başlayarak 90 kilometrelik bölümünde su sporlarına ev sahipliği yapar. Nehrin genellikle yavaş akışlı olması, raftinge yeni başlayanlar için ideal bir ortam sunar.

Mavi Tünel ve Suyun Yolculuğu

Göksu Nehri'nin suları, 2012 yılında tamamlanan Mavi Tünel ile kısmen Konya Ovası'na yönlendirilmiştir. Proje kapsamında üç barajda toplanan su, 17 kilometrelik boru hattıyla ovaya ulaştırılacak, ardından 150 kilometrelik başka bir hatla Konya şehrine taşınacaktır. Bu sayede Akdeniz'e akan 700 milyon metreküp suyun ovaya aktarılması hedeflenmektedir. Proje, azalan yeraltı sularının daha az kullanılmasını sağlayacak, tarımsal sulamayla gelir artışı beklenmektedir. Ayrıca Hotamış sazlığında biriktirilecek suyun, kuruyan bu alanı canlandırması öngörülmektedir.

Göksu Deltası, sahip olduğu doğal zenginlikler ve koruma statüleriyle yalnızca Mersin'in değil, Türkiye'nin en değerli sulak alanlarından biridir. Kuş gözlemciliğinden balıkçılığa, deniz kaplumbağalarının izlenmesinden su sporlarına kadar pek çok aktiviteye olanak tanıyan bu delta, doğa severler için keşfedilmeyi bekleyen bir cennettir. Koruma çalışmalarının sürmesi, bu eşsiz ekosistemin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayacaktır.

Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: Cobija, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…