Anemurium Antik Kenti: Mersin Anamur'un Rüzgarlı Tarih Hazinesi
Görsel: Островский Александр, Киев / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
Mersin'in Anamur ilçesindeki Anemurium, 'Rüzgarlı Burun' anlamıyla antik çağlardan bugüne uzanan zengin bir tarih sunuyor.
Mersin'in en batı ucunda, Antalya sınırında yer alan Anamur ilçesi, adını antik çağlardan alır. Yunanca "yel değirmeni" anlamındaki Anemourion sözcüğünden türeyen Anemurium, "rüzgarlı burun" demektir. Bu isim, kentin denize uzanan ve sürekli rüzgar alan bir burun üzerine kurulmuş olmasından gelir. Anemurium Antik Kenti, Anamur burnuna çok yakın bir noktada, tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış önemli bir yerleşimdir.
Anemurium'un Tarih Boyunca Yolculuğu
Anemurium'un geçmişi oldukça eskilere uzanır. Bölge, sırasıyla Kizzuvatnalılar, Hititler, Asurlular ve Persler'in egemenliğine girmiştir. MÖ 333'te Büyük İskender'in doğu seferi sırasında Makedonya Krallığı'na bağlanan kent, bu dönemden itibaren Anemurium adıyla anılmaya başlanmıştır. Antik kaynaklarda da "Rüzgarlı Burun" olarak geçen bu yerleşim, MÖ 1. yüzyılda Roma İmparatorluğu'nun, ardından Bizans'ın hakimiyetine girmiştir. Bizanslılar döneminde yeniden inşa edilen kent, zamanla Araplar, Anadolu Selçuklular ve Kilikya Ermeni Krallığı arasında el değiştirmiştir.
Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubat'ın kıyı şehirlerinin alınması için görevlendirdiği Ertokuş Bey sayesinde 1228'de Selçuklu topraklarına katılan Anamur, 1243'te yeniden Kilikya Ermeni Krallığı'nın, 1275'te Karamanoğlu Beyliği'nin ve nihayet 1471'de Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetimine geçmiştir. Bu uzun ve çalkantılı tarih, Anemurium'un duvarlarında, kalıntılarında ve çevresindeki kültürel dokuda derin izler bırakmıştır.
Kentin Yapısı ve Çevresi
Anemurium Antik Kenti, deniz kıyısındaki konumuyla hem stratejik hem de görsel olarak etkileyici bir alana yayılır. Kentin kalıntıları arasında surlar, hamamlar, kiliseler ve sarnıçlar gibi tipik Roma ve Bizans dönemi yapıları yer alır. Antik kentin hemen yakınında, Anamur'un simgesi haline gelmiş olan Mamure Kalesi bulunur. Bu kale, bölgenin savunma tarihine ışık tutan görkemli bir yapıdır. Ayrıca Titiopolis Antik Kenti, Ala Köprü, Ak Camii ve Köşekbükü Mağarası da çevrede keşfedilmeyi bekleyen diğer tarihi ve doğal güzellikler arasındadır.
Anamur'un doğal zenginlikleri de antik kentin atmosferini tamamlar. Kumsalları, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan caretta caretta deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanıdır. Deniz kıyısının ıssız ve kayalık kesimlerinde ise Akdeniz fokları yaşamaktadır. Ormanlık alanlar çam, meşe, kavak, çınar ve maun gibi ağaçlarla; defne, keçiboynuzu, pırnal, mersin ve zakkum gibi maki grubu bitkilerle kaplıdır. Bu doğal yaşam, antik kenti gezenlere tarihle iç içe bir deneyim sunar.
Anamur'un Kültürel Dokusu ve Bugünü
Anamur, sadece antik kentiyle değil, zengin kültürel yapısıyla da dikkat çeker. İlçe nüfusu 66.994'tür ve halkın büyük çoğunluğu Türkmen kökenlidir. Yerleşik Türklerin çoğu Ermenek'ten gelerek bölgeye yerleşmiştir. Osmanlı döneminde İstanbul'dan getirilen zanaatkar aileler, yörenin Osmanlılaşmasına katkı sağlamıştır. Toroslar'da yaşayan göçebe Yörükler ise zamanla yerleşik hayata geçmiş, kırsal kesimde hâlâ Türkmen obaları yaşamaktadır. Anamur'un bazı köyleri Tahtacıdır; bu topluluklar Alevi inancına sahiptir ve semah dansları ile farklı gelenekleri folklorik yapılarında korurlar.
İlçe merkezinde Abdal mahallesi bulunur; Abdallar düğünlerde müzisyenlik yaparak veya çeşitli hizmet sektörlerinde çalışarak geçimlerini sağlar. Göçmen mahallesinde ise 1930'larda Arnavutluk'tan ve 1960-70'li yıllarda Kıbrıs'tan gelen göçmenler yaşar. İskele mahallesinde Mısır'dan gelip balıkçılıkla uğraşan aileler vardır. Lozan Antlaşması sonrası nüfus mübadelesiyle Rum Ortodoks ve Karamanlılar Yunanistan'a göç etmiştir; bu dönemde yaklaşık 500 Ortodoks Hristiyan, iskeleden sandal ve teknelerle Kıbrıs'a doğru yola çıkmıştır.
Bugün Anamur, tarım ve turizmle öne çıkan bir ilçedir. Muz üretimi seralarda yaygınlaşmış, Türkiye'nin çilek ihtiyacının önemli bir kısmı buradan karşılanmaktadır. Son yıllarda avokado, papaya ve ejder meyvesi gibi tropikal ürünler de yetiştirilmeye başlanmıştır. Gazipaşa Havalimanı'nın açılmasıyla bölgeye olan ilgi artmış, otel, restoran ve kafe gibi mekanlar çoğalmıştır. Uzun yaz mevsimi, deniz sıcaklığının kışa kadar düşmemesi ve el değmemiş doğası, Anamur'u yerli turistler için cazip bir tatil destinasyonu haline getirmiştir.
Anemurium Antik Kenti, bu doğal ve kültürel zenginliğin tam ortasında, ziyaretçilerine tarihin derinliklerine yolculuk yapma fırsatı sunar. Rüzgarın sürekli estiği bu burunda, antik kalıntılar arasında dolaşırken, kentin binlerce yıllık hikayesini hissetmek mümkündür. Anamur'a yolunuz düşerse, bu eşsiz antik kenti ve çevresindeki güzellikleri keşfetmeyi unutmayın.
Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: Островский Александр, Киев, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı