İçeriğe geç
  • Dolar 49,3837 ▲ %0,13
  • Euro 55,2257 ▲ %0,25
  • Sterlin 65,3138 ▲ %0,18
  • Gram Altın 6.657,17 ▲ %0,67
  • Çeyrek Altın 10.785,56 • %0,00
  • Gümüş 96,31 ▲ %0,69
  • Bitcoin 4.130.983 ▼ %0,16
  • BIST 100 12.150,67 ▼ %0,94

Teknoloji

32 santimetrelik gizemli canlı, 40 yıl sonra gerçek kimliğine kavuştu

1980'li yıllarda Porto Riko açıklarında 500 metre derinlikten çıkarılan dev bir kabuklunun, daha önce bilinmeyen bir türe ait olduğu anlaşıldı. Bilim insanları, 40 yılı aşkın süre boyunca yanlış isimle saklanan 32,2 santimetrelik örneği üç boyutlu görüntüleme teknolojisiyle tanımladı.

Porto Riko açıklarında 1980'li yıllarda okyanusun 500 metre derinliğinden çıkarılan dev bir kabuklunun, bilim dünyasının daha önce tanımadığı bir türe ait olduğu ortaya çıktı. Alman paleontolog Dolf Seilacher tarafından incelenen ve yaklaşık 32,2 santimetre uzunluğundaki canlı, 40 yılı aşkın süre boyunca başka bir türün adıyla müze koleksiyonunda saklandı. Tübingen Üniversitesi araştırmacıları ise modern görüntüleme teknolojilerinden yararlanarak bu eski örneğin gerçek kimliğini belirledi.

Seilacher, Porto Riko'da örnek topladığı sırada bir araştırma istasyonunun deniz tabanına yerleştirdiği tuzaktan çıkarılan bu canlıyla karşılaşmıştı. Bathynomus cinsine ait olan dev izopod, ilk incelemelerde Bathynomus giganteus olarak sınıflandırıldı. Ancak 2014 yılında hayatını kaybeden ve kariyerinde prestijli Crafoord Ödülü'nü de alan Seilacher'in topladığı örneğin aslında farklı bir türe ait olduğu anlaşıldı.

Tübingen Üniversitesi paleontoloji öğrencisi Benedikt Kästle ile koleksiyon küratörü Ingmar Werneburg, yaptıkları ayrıntılı incelemelerin ardından canlıya Bathynomus tuebingoborikensis adını verdi.

Tespih böceklerinin dev akrabaları

İlk bakışta dev bir böceği andıran Bathynomus türleri, aslında karada karşılaştığımız küçük tespih böcekleriyle aynı kabuklu takımında yer alıyor. Ancak aralarında boyut açısından büyük farklar var. Kara akrabaları genellikle 10 ila 15 milimetre uzunluğundayken, derin denizlerde yaşayan dev izopodlar 50 santimetreye kadar büyüyebiliyor. Bazı örneklerin ağırlığı 2,6 kilograma ulaşırken, bu canlılar 2.500 metre derinliğe kadar uzanan sularda yaşayabiliyor. Sağlam dış iskeletleri de derin deniz koşullarında vücutlarını koruyor.

Benedikt Kästle, yeni tanımlanan türün Yucatán Yarımadası yakınlarında yaşayan başka bir dev izopodla oldukça yakın akraba olduğunu belirtiyor. Araştırmacıya göre 32,2 santimetrelik örnek, boyutları nedeniyle dev izopodlar arasında da dikkat çekici bir yere sahip.

Ingmar Werneburg ise Bathynomus cinsinin geçmişinin yaklaşık 15 milyon yıl öncesine, Miyosen dönemindeki Meksika Körfezi'ne uzandığını açıklıyor. O dönemde Panama Kıstağı henüz bugünkü kara bağlantısını oluşturmamıştı. Kuzey ve Güney Amerika arasında bulunan deniz geçidi sayesinde bu canlıların ataları batıya doğru yayılarak Japonya çevresindeki sulara kadar ulaşabildi.

Werneburg'a göre iklim koşullarına uyum sağlayan bazı soylar, zaman içinde Hint ve Pasifik okyanuslarında 25,2 santimetreden daha büyük boyutlara ulaşan türlere dönüştü.

Yeni türün kimliği üç boyutlu görüntülemeyle belirlendi

Araştırmacıların 40 yılı aşkın süredir saklanan örneği diğer Bathynomus türlerinden ayırt etmesinde mikro bilgisayarlı tomografi teknolojisi önemli rol oynadı. Bu yöntem, canlının anatomik yapısının üç boyutlu olarak incelenmesini sağladı. Özellikle dev izopodların sınıflandırılmasında genellikle yeterince değerlendirilmediği belirtilen ağız yapıları, ayrıntılı biçimde görüntülendi. Böylece Tübingen koleksiyonundaki örneğin daha önce bilinen türlerden farklı olduğu belirlendi.

Scientific Reports dergisinde yayımlanan araştırma, modern görüntüleme yöntemlerinin müze koleksiyonlarında saklanan eski örneklerden yeni bilimsel bilgiler elde edilmesinde nasıl kullanılabileceğini de gösterdi. Seilacher'in bilgisayar teknolojilerinden yararlanmadan gerçekleştirdiği paleontolojik çalışmaların ardından, topladığı örneklerden biri bu kez gelişmiş tarama sistemleriyle yeniden incelenmiş oldu.

Yeni türün adı da keşfin geçmişini yansıtıyor. Araştırmacılar, örneğin saklandığı Tübingen kentinin adını Porto Riko'nun yerli Taíno dilindeki adı olan Boríken ile birleştirdi. Böylece Bathynomus tuebingoborikensis, hem bulunduğu Karayip adasına hem de onlarca yıl boyunca korunduğu bilimsel koleksiyona atıfta bulunan bir isim kazandı.

Kaynak: Chip

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…